Asa-yı Musa ve Gençlik İmtihanı: Ahirzamanda İmanı Çelikleştiren Burhanlar
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Denizli ve Emirdağ hayatında talebelerine takdim ettiği ve "Hazret-i Musa'nın (a.s.) asası gibi firavunların sihirlerini yutan" muazzam bir iman mecmuası Asa-yı Musadır. İki ana kısımdan müteşekkil bu eser (Meyve Risalesi ve Hüccetüllâhi'l-Bâliğa), ahirzamanın tahripkar fırtınalarına maruz kalan genç dimağları sarsılmaz bir iman zırhıyla donatır.
1. Musa Aleyhisselam'ın Asası Gibi Sihirleri Yutan Bürhanlar
Modern materyalizm ve tabiatperestlik, Firavun'un sihirbazları gibi gözleri boyamakta; tesadüfü ve şuursuz tabiatı ilahlaştırmaya çalışmaktadır. Asa-yı Musa'nın delilleri ise Hazret-i Musa'nın asası gibi ortaya atıldığında, bu bâtıl felsefelerin bütün safsatalarını bir anda yutup yok eder. Eserdeki Hüccetüllâhi'l-Bâliğa bahisleri, bir yapraktan bir galaksiye kadar her şeyin Tevhid mührünü taşıdığını gözler önüne serer.
"Asa-yı Musa, bu zamanda gençliğin ve ehl-i imanın elinde öyle bir elmas kılıçtır ki; hiçbir dinsizlik felsefesi onun karşısında dayanamaz. Aklı tatmin eder, kalbi nurlandırır." — Asa-yı Musa Mukaddimesi
2. İkinci Mesele: Kalbe En Büyük Dert Nedir?
Asa-yı Musa'nın en sarsıcı derslerinden biri şudur: İnsanın önünde ebedi bir Cennet'i kazanmak veya kaybetmek gibi koca bir dava varken; fani dünyanın geçici siyasi dedikodularıyla, maç skorlarıyla veya magazin hevesleriyle ömrünü heba etmesi ne büyük bir akıl tutulmasıdır! İnsanın en birinci davası kendi imanını kurtarmaktır.
3. Said Şaşmaz Hisar Kapısı Sohbetlerinden Notlar: 'Gençliğin İman Kalesi'
Said Şaşmaz 'Asa-yı Musa' derslerinde der ki: "Bu kitabı okuyan bir üniversite genci, amfide profesörünün karşısına çıktığında ezilmez; bilakis kâinatın Hâlıkı'nı ilmi delillerle savunur. Asa-yı Musa gençliğe izzet ve cesaret aşılar."
Hastalık, Musibet ve Sabır
Çektiğim hastalığın hikmetini ve manevi kazancını anlamak istiyorum
“Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesiz gitse zâyi olur. Hastalık o sermayeyi meyvedar eder. Bir dakikalık ömrünü bir saat ibadet hükmüne getirir.”— Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi - Birinci ve Dördüncü Deva)
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
Meyve Risalesi (On Birinci Şua): Denizli Hapsi Meyveleri ve Gençliğin Ebedi Kurtuluşu
Denizli Ağır Ceza Hapsi'nde idam tehdidi altında telif edilen On Birinci Şua'nın on bir meselesi, kabir gerçeği, gençliğin tehlikeleri ve melekler ordusu.
Helâl Dairesi Geniştir, Keyfe Kâfi Gelir: Gençlik Rehberi ve Nefis Mücadelesi
Gençlik hevesatının haram lezzetlerde değil helal dairesinde tatmin edilmesi, lezzet içindeki elemler ve Gençlik Rehberi'nin sarsılmaz tahlilleri.