Haftalık Sohbetler Perş: Üçevler (Genel Merkez) • Cmt: İstanbul (Üsküdar) • Cuma: Sakarya (Serdivan) • Pzt: Küplüpınar Geylani (Yatsı Namazından Sonra)
Ahiret & Ebediyet • 16 dakika okuma süresi • 5642 görüntülenme

Ölüm Bir İdam Değil, Terhistir: Haşir Risalesi ve Ebediyet Müjdesi (10. Söz)

Ölüm Bir İdam Değil, Terhistir: Haşir Risalesi ve Ebediyet Müjdesi (10. Söz)

İnsanlık tarihinin en dehşetli, en kaçınılmaz ve insanın kalbini en derinden sarsan hakikati ölümdür. Eğer ahiret inancı ve ölümün ardındaki ebediyet sırrı bilinmezse; dünya hayatı insan için korkunç bir darağacına, sevdiklerinden ebediyen ayrıldığı zifiri bir idamhaneye dönüşür. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Barla bağlarında telif ettiği Onuncu Söz (Haşir Risalesi), akıl ve mantık önünde kıyametin kopacağını ve insanların cismani olarak yeniden dirileceğini güneş gibi ispat eder.

1. Ölümün Hakiki Mahiyeti: Terhis Tezkeresi

Risale-i Nur'a göre ölüm, iddia edildiği gibi bir yok oluş, bir hiçlik çukuru veya ebedi bir karanlık değildir. Ölüm; askerlik vazifesini meşakkatle tamamlayan bir neferin terhis tezkeresini alıp memleketine dönmesi gibi, dünya kışlasından terhis olmaktır. Ölüm; anne karnındaki dar ve karanlık alemden geniş dünya semasına doğmak gibi, dar dünya zindanından geniş Cennet bostanlarına bir sevkiyattır.

"Ölüm bir idam-ı ebedî değil, bir firak-ı lâyezalî değil; belki hayat-ı ebediyenin mukaddimesidir, meşakkatli dünya zindanından geniş bostan-ı cinana bir sevkiyattır ve sevgililere kavuşma kapısıdır. Yüzde doksan dokuz ahbap kabrin öte tarafındadır; ölüm onlara vuslattır." — Mektubat, Yirminci Mektup

2. Onuncu Söz'ün On İki Sureti: Kâinattan Haşre Deliller

Bediüzzaman Hazretleri, haşir ve dirilişin imkanını kâinattaki ilahi sıfatlar üzerinden on iki muazzam suretle ispat eder:

  • Sonsuz Saltanat ve Hükümranlık: Bu kadar muhteşem bir kâinat sarayı yaptıran Zât-ı Zülcelâl, elbette itaat edenlere mükâfat, isyan edenlere ceza vereceği bir Mahkeme-i Kübrâ açacaktır. Saltanat devamlı bir tebaa ister.
  • Sonsuz Kerem ve Cömertlik: Yeryüzünü sayısız nimetlerle donatan bir Kerîm, o misafirlerini ebedi bir yokluğa atıp keremini zayi etmez. Ziyafetin kemali, devamıyla mümkündür.
  • Sonsuz Adalet ve Merhamet: Bu dünyada zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp vefat ediyor. Demek bir Mahkeme-i Kübrâ lazımdır ki adalet-i mutlaka tecelli etsin. Firavunlar cezasız, mazlumlar mükâfatsız kalamaz.
  • Her Baharda Yaşanan Haşir: Kış mevsiminde ölen, çürüyen yüz binlerce nebatat ve hayvanat türünü baharda tek bir emirle, şaşırmadan, tastamam yeniden dirilten Kadîr-i Zülcelâl; insanı mı diriltemeyecektir? Bir orduyu sıfırdan kuran kumandan, dağılmış neferleri boru sesiyle toplamaktan aciz midir?

3. Said Şaşmaz'ın Ahiret ve Ölüm Tefekkürü Sohbetlerinden İnciler

Said Şaşmaz, Hisar Kapısı derslerinde ölüm korkusunu şöyle dağıtır: "Ölümden değil, biletsiz ve azıksız yakalanmaktan korkulmalıdır. Eğer valizini iman ve salih amelle hazırladıysan, ölüm Azrail Aleyhisselam'ın elinden sunulan ebedi vuslat şerbetidir. Kabir, dostların toplandığı bekleme salonudur. Peygamberimiz (s.a.v.), sahabe-i kiram, evliyalar ve imanla göçmüş ecdadımız oradadır. Kabir karanlık değil, amelin nuruyla Cennet bahçesidir."

Bu Makaleyi Paylaş:
WhatsApp
Manevi Reçete & Tefekkür Sihirbazı

Ölüm Korkusu, Kabir ve Ahiret

Ölüm gerçeği ve sevdiklerimden ayrılma korkusu kalbimi daraltıyor

“Ölüm bir idam-ı ebedî değil, bir firak-ı lâyezalî değil; belki hayat-ı ebediyenin mukaddimesidir, meşakkatli dünya zindanından geniş bostan-ı cinana bir sevkiyattır ve sevgililere kavuşma kapısıdır.”
— Mektubat, Yirminci Mektup ve Sözler (Gençlik Rehberi)
WhatsApp Danışma