Ramazan-ı Şerif ve Oruç Hakikati: Nefsin Firavunluğunu Kıran İbadet (29. Mektup)
On bir ayın sultanı, Kur'an'ın nazil olduğu mübarek mevsim Ramazan-ı Şerif ve onun farz kılınan kudsî ibadeti oruçtur. Çoğu insan orucu sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret zannederken; Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Yirmi Dokuzuncu Mektup'un İkinci Kısmı (Ramazan Risalesi), orucun Cenab-ı Hakk'ın rububiyetine, nefsin terbiyesine, cemiyet hayatına ve ahiret kazancına bakan dokuz muazzam hikmetini şerh eder.
1. Nefsin Firavunluğunu Kıran Açlık Sırrı
Bediüzzaman Hazretleri Ramazan Risalesi'nin Birinci ve Sekizinci Nüktelerinde nefsin mahiyetini harika bir kıssa ile anlatır: Cenab-ı Hak nefse sormuş: 'Ben kimim, sen kimsin?' Nefis firavunluk damarıyla: 'Ben benim, sen sensin' demiş. Cenab-ı Hak ona çeşitli azaplar vermiş, ateşe atmış; nefis yine enaniyetini bırakmamış. Ta ki onu açlıkla terbiye etmiş; aç kalınca nefis feryat etmiş: 'Sen benim Rabb-i Rahîmimsin, ben ise senin aciz bir kulunum!'
"Oruç, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırıp, aczini ve fakrını hissettirerek ubudiyetini takdim ettirir. Açlık nefsin firavunluğunu yıkan en tesirli ilahi kamçıdır." — Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup
2. Yeryüzü İntizamlı Bir Kışla Olur
Ramazan Risalesi'nde iftar anı harika bir ordu intizamına benzetilir: Milyonlarca insan, önlerinde en leziz sofralar ve sular hazır olduğu halde; bir tek nefer bile elini lokmaya uzatmaz. Hepsi bir kumandanın 'Boz!' emrini bekleyen itaatkar askerler gibi ezan sesini bekler. Bu muazzam tablo, insanın başıboş olmadığını, bir Hâlık'ın emrine boyun eğmiş bir kul olduğunu kâinata ilan eder.
3. Fakirlerin Halini Anlamak ve Şükür
Zengin insan tokken fakirin çektiği açlığı tam kavrayamaz. Oruç zengine fiilen açlığı tattırır; böylece kalbindeki şefkat ve merhamet damarları uyanır, zekat ve sadaka şuuru canlanır. Aynı zamanda bir bardak soğuk suyun ne kadar muazzam bir ilahi ikram olduğu anlaşılır ve hakiki şükür kapısı açılır.
4. Said Şaşmaz Hisar Kapısı Sohbetlerinden Notlar: 'Mideyle Birlikte Bütün Azalara Oruç Tutturmak'
Said Şaşmaz Ramazan sohbetlerinde cemaate şu ikazı yapar: "Sadece mideye oruç tutturup dili gıybete, gözü harama, kulağı günaha açık bırakmak orucun ruhunu zedeler. Oruç bütün azalara tutturulmalıdır. Dil yalandan oruç tutmalı; göz haramdan oruç tutmalı; kalp dünya hırsından oruç tutmalıdır. İşte o zaman Ramazan bir mektep, bayram ise ebedi kurtuluş olur."
Hastalık, Musibet ve Sabır
Çektiğim hastalığın hikmetini ve manevi kazancını anlamak istiyorum
“Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesiz gitse zâyi olur. Hastalık o sermayeyi meyvedar eder. Bir dakikalık ömrünü bir saat ibadet hükmüne getirir.”— Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi - Birinci ve Dördüncü Deva)
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
Münâcât Risalesi (Üçüncü Şua): Kâinat Kitabından Arşa Yükselen Tevhid Yakarması
Üçüncü Şua rehberliğinde kâinatın bütün zerrelerini, semavatı, arzı ve canlıları şahit tutarak Arş-ı Âlâ'ya yükselen muazzam bir Tevhid ve niyaz risalesi.
Âyetü'l-Kübrâ (Yedinci Şua): Kâinattan Hâlıkını Soran Bir Seyyahın Müşahedatı
Yedinci Şua rehberliğinde kâinatın semavat, arz, denizler, nebatat, hayvanat ve insan tabakalarındaki Tevhid delillerini adım adım gezen bir seyyahın müşahedeleri.