Ümitsizlik (Yeis) Hastalığı ve Tövbe Kapısının Ebedi Açıklığı
İnsanın manevi hayatını felç eden, kalbindeki şevk ve gayreti öldüren ve insanı hayattayken mezara sokan en sinsi ve tehlikeli hastalık yeis (ümitsizlik)tir. Şeytan, açık günahlarla kandıramadığı veya günaha düşmüş bir müminin kulağına "Sen artık battın, yüz defa tövbeni bozdun, Allah seni affetmez, senin ibadetin kabul olmaz" zehrini akıtır. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Münâzarât ve İkinci Lem'a'da yeisi küfrün ve helakin en büyük vasıtası ilan ederek tövbe kapısının kıyamete kadar açık olduğunu müjdeler.
1. Yeis Neden Mani-i Herkemâldir?
Bediüzzaman Hazretleri yeisi şöyle tarif eder: "Ye's, mani-i herkemâldir ve 'Korkarım' diyerek ameli terk etmektir." Ümitsizliğe kapılan bir talebe ders çalışmayı bırakır; ümitsizliğe düşen bir hasta ilacı terk eder; ümitsizliğe düşen bir mümin ise seccadeyi bırakıp büsbütün günah bataklığına dalar. Şeytanın en çok sevdiği şey, kulun Allah'ın rahmetinden ümidini kesmesidir.
"De ki: Ey nefislerine karşı haddi aşmış kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." — Zümer Suresi, 53. Ayet
2. Yüz Defa Tövbeni Bozsan Dahi Yine Gel!
Pek çok insan 'Ben defalarca tövbe ettim ama nefsime yenilip yine günaha girdim; artık tövbe etmeye yüzüm yok' der. Bu söz edep gibi görünse de hakikatte şeytani bir gurur ve yeistir. Hiçbir kulun günahı, Cenab-ı Hakk'ın sonsuz mağfiret deryasını kirletemez. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) günde yetmişten fazla istiğfar ederdi. Tövbeyi bozmuş olmak, dünkü tövbenin kıymetsiz olduğunu göstermez; insanın zayıf ve düşmeye meyilli olduğunu gösterir. Düştüğün yerden hemen kalkacaksın; üzerindeki tozu silkeleyip tekrar secdeye varacaksın.
3. Tövbe-i Nasuh ile Beyaz Bir Sayfa
İslam'da geçmişin günah yükü insanı ebediyen mahkum etmez. Samimi bir tövbe (tevbe-i nasuh) ile kul anasından yeni doğmuş gibi tertemiz olur. Hatta Furkân Suresi 70. ayetin müjdesiyle; tövbe edip salih amel işleyenlerin geçmişteki o günahları dahi ilahi lütufla sevaba tebdil edilir. Karamsarlık müminin değil, inançsızın vasfıdır.
4. Said Şaşmaz Hisar Kapısı Sohbetlerinden Notlar: 'Manevi Miladını Başlat'
Said Şaşmaz tövbe sohbetlerinde gençlere şöyle seslenir: "Geçmişin küllerine bakarak geleceğini yakma. Şeytan sana 'Yüzün yok' dediğinde ona de ki: 'Ben kendi yüzüm için değil, Rabbimin sonsuz Tevvâb ve Rahîm isimleri için gidiyorum!' Bir gencin seher vaktinde döktüğü bir damla pişmanlık gözyaşı, cehennem ateşlerini söndürecek kuvvettedir. Hemen bugün bir abdest al ve yeni hayatının bismillahını çek!"
Tövbe, Rahmet ve Manevi Diriliş
'Defalarca tövbemi bozdum, artık yüzüm yok' diyen kalbe mağfiret müjdesi
“Ye's, mani-i herkemâldir. 'Ben mahvoldum, artık affolmam' demek, şeytanın en dehşetli tuzağıdır. Yüz defa tövbeni bozsan dahi yine kapısına gel! Zira O'nun rahmeti gazabını geçmiştir. Rahmet kapısı kıyamete kadar açıktır.”— Lem'alar, İkinci Lem'a ve Sözler (Yirmi Üçüncü Söz)
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
Münâcât Risalesi (Üçüncü Şua): Kâinat Kitabından Arşa Yükselen Tevhid Yakarması
Üçüncü Şua rehberliğinde kâinatın bütün zerrelerini, semavatı, arzı ve canlıları şahit tutarak Arş-ı Âlâ'ya yükselen muazzam bir Tevhid ve niyaz risalesi.
Âyetü'l-Kübrâ (Yedinci Şua): Kâinattan Hâlıkını Soran Bir Seyyahın Müşahedatı
Yedinci Şua rehberliğinde kâinatın semavat, arz, denizler, nebatat, hayvanat ve insan tabakalarındaki Tevhid delillerini adım adım gezen bir seyyahın müşahedeleri.