Risale-i Nur'dan Vecizeler
Külliyatın parlak elmasları: Kalbe sekine, akla nur veren hikmet damlaları.
“Her şeyde bir güzellik ciheti vardır. Kâinattaki her hadise ya bizzat güzeldir veya neticeleri itibariyle güzeldir.”
Görünüşte acı veren olayların altında binlerce hayırlı netice ve rahmet cilvesi gizlidir.
“Tahayyül-ü küfür küfür olmadığı gibi, tahayyül-ü fısk dahi fısk değildir. Zira tasavvur başka, tasdik başkadır.”
Akla istemsiz gelen çirkin düşünceler kalbin malı değildir; insan tasdik etmedikçe mesul olmaz.
“Bütün mevcudat lisan-ı hal ile 'Lâ ilâhe illallâh' der, vahdaniyeti ilan eder.”
Kâinattaki her bir varlık, üzerindeki sanat mührüyle tek bir Yaratıcı'nın varlığına ve birliğine şehadet eder.
“Kader, ilim nev'indendir. İlim ise malûma tâbidir. Yani bir şey nasıl olacaksa Cenab-ı Hak öyle bilir; bildiği için insan mecbur kalmaz.”
Cenab-ı Hakk'ın ezelî ilmi kulun iradesini zorlamaz; insan tercih ettiği için Allah öyle takdir etmiştir.
“Gözünü aç, kâinata bak. Her şey bir vazife başında, muntazam bir ordu gibi emir dinliyor.”
Yıldızlardan zerreye kadar her mevcudat ilahi bir intizamla hareket etmektedir. Bu intizam tesadüfe yer bırakmaz.
“Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebânıdır.”
Her işe Allah'ın adıyla başlamak aciz insanın sonsuz bir kudrete dayanmasıdır.
“Namaz, umum ibadatın envâını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esmâ-i hüsnânın tecelliyatına bir mazhardır.”
Namaz kâinatın tesbihatını özetleyen kutsi bir miractır. Kul namazla Rabbiyle doğrudan konuşur ve kalbine ebedi sekine iner.
“Her şeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her hadise, ya bizzat güzeldir veya neticeleri itibariyle güzeldir.”
Görünüşte keder ve acı veren olayların altında binlerce Rahmani hikmet yatar. Kadere iman eden kederden emin olur.
“İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir.”
Kâinatın Sahibine bağlanan bir ruh hiçbir şeyden korkmaz; tevekkül ile her türlü musibeti aşacak sarsılmaz kuvvete kavuşur.
“Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz, meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. O keyfinize kâfidir.”
Haram zevklerin içinde bir dirhem lezzet varsa, bin dirhem manevi azap ve ayrılık kederi vardır. Hakiki saadet helal çizgidedir.