Hücumat-ı Sitte: İhlası Tehdit Eden Altı Dehşetli Tuzak ve Çıkış Yolları
Dava adamlarının, ilim ve Kur'an hizmetkarlarının en büyük imtihanı; dışarıdan gelen açık baskılar değil, içeriden nefsin zayıf damarlarını yakalayan sinsi tuzaklardır. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin Yirmi Dokuzuncu Mektup'un Altıncı Risalesi (Hücumat-ı Sitte), şeytanın ve ehl-i dalaletin insanı avlamak için kullandığı altı tehlikeli kapıyı deşifre eden bir manevi savunma doktrinidir.
1. Altı Dehşetli Hücum Kapısı
- Hubb-u Câh (Makam ve Şan Sevgisi): İnsanın beğenilme ve şöhret arzusudur. İhlası kökünden keser. Çaresi: Rıza-yı İlahî'yi esas alıp şöhretten kaçmaktır.
- Havf (Korku Damarı): Dünyevi zararlardan veya zalimlerden korkup hakkı terk etmektir. Çaresi: 'Ecel birdir, değişmez' ve 'Hasbünallâh' sırrına sarılmaktır.
- Tama' (Menfaat ve Para Hırsı): Rızık endişesiyle taviz vermektir. Çaresi: İktisat ve kanaat ile izzetini korumaktır.
- Irkçılık ve Menfi Milliyet: Mümin kardeşlerini ırk veya kabile ayrımıyla dışlamaktır. Çaresi: İslam kardeşliği (uhuvvet) bağıdır.
- Enaniyet (Kibir ve Benlik): 'Ben bilirim, ben yaptım' diyerek cemaatin tesanüdünü bozmaktır. Çaresi: Terk-i enaniyet ve mahviyettir.
- Tenperverlik (Tembellik ve Rahat Düşkünlüğü): Rahatı ibadete ve cihada tercih etmektir. Çaresi: Ömrün kısalığını ve kabri hatırlamaktır.
"Ehl-i dalâlet, Kur'an hizmetkarlarını doğrudan doğruya haktan çeviremez; belki onların insaniyet zaaflarından ve his damarlarından istifade ederek onları avlar." — Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup
2. Said Şaşmaz Hisar Kapısı Sohbetlerinden Notlar: 'Manevi Zırhı Kuşanmak'
Said Şaşmaz 'Hücumat-ı Sitte' dersinde şöyle haykırır: "Bu altı kapıdan biri açık kalırsa düşman içeri sızar. Korkuyla susturamadıklarını parayla, parayla satın alamadıklarını şöhretle, onunla da olmazsa kibirle vururlar. Bu altı kapıyı kapatan dava adamı, dünyaya meydan okur!"
Hastalık, Musibet ve Sabır
Çektiğim hastalığın hikmetini ve manevi kazancını anlamak istiyorum
“Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesiz gitse zâyi olur. Hastalık o sermayeyi meyvedar eder. Bir dakikalık ömrünü bir saat ibadet hükmüne getirir.”— Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi - Birinci ve Dördüncü Deva)
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
İhlas Risalesi: Amelde Rıza-yı İlahî ve Uhrevi Şirkten Arınmak (21. Lem'a)
Yirmi Birinci Lem'a'daki Dört Düstur rehberliğinde amelde ihlası kazanmak, hubb-u câh ve riya tuzaklarından kurtulup yalnız Allah rızasını aramak.
Uhuvvet Risalesi: Müminler Arasında Kardeşlik ve Adavetin İlacı (22. Mektup)
Müminler arasındaki gıybet, kin ve haset marazlarının tedavisi, Yirmi İkinci Mektup'un muazzam gemi temsili ve İslam kardeşliğinin esasları.