Uhuvvet Risalesi: Müminler Arasında Kardeşlik ve Adavetin İlacı (22. Mektup)
İslam ümmetinin dahili birlik ve beraberliğini dinamitleyen, fertler arasındaki muhabbeti zehirleyen ve kalpleri birbirinden soğutan en tehlikeli manevi hastalıklar adavet (düşmanlık), kin, haset ve gıybettir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin kaleme aldığı Yirmi İkinci Mektup (Uhuvvet Risalesi), kardeşlik ahlakını yeniden tesis eden ve müminler arasındaki kırgınlıkları kökünden kurutan Kur'anî bir manifestodur.
1. Muazzam Gemi Temsili: Adalet ve İnsaf Terazisi
Bediüzzaman Hazretleri Uhuvvet Risalesi'nin başında akılları ve vicdanları titreten şu harika temsili ortaya koyar:
"Bir gemide veya bir hanede dokuz masum ile bir cani bulunsa; o tek cani yüzünden o gemiyi batırmaya veya o haneyi yakmaya kalkışmak ne kadar büyük bir zulüm ve cinayettir! Aynen öyle de; mümin bir kardeşinde iman, İslamiyet, komşuluk, insaniyet gibi onlarca masum ve muhabbete layık sıfat varken; hoşuna gitmeyen bir iki kusuru yüzünden ona adavet beslemek, o gemiyi batırmak gibi dehşetli bir haksızlıktır." — Mektubat, Yirmi İkinci Mektup
Kusursuz insan arayan dostsuz kalır. Müminin mümin kardeşiyle müşterek yüzlerce Tevhid bağı vardır: Rabbi bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, kıblesi bir, vatanı birdir. Bu kadar dağlar büyüklüğündeki kudsî bağları görmezden gelip, çakıl taşı hükmündeki fani kusurlar sebebiyle kardeşine küsmek ve düşman olmak akıl ve imanın iflasıdır.
2. Haset ve Gıybet Marazının Tahlili
Haset eden insan evvela kendine zarar verir; zira haset ettiği kimsenin nimeti arttıkça hasetçi içten içe kıvranır, kalbî bir azap çeker. Üstelik haset eden insan kaderi tenkit etmiş olur; 'Allah ona neden verdi de bana vermedi?' diyerek ilahi adalete itiraz eder. Gıybet ise Kur'an'ın Hucurât Suresi 12. ayette beyan ettiği gibi "ölü kardeşinin etini yemek" kadar çirkin bir canavarlıktır. Gıybet müminler arasındaki emniyet ve uhuvvet bağlarını kökünden keser.
3. Düşmanlık Kime Yapılmalıdır?
Uhuvvet Risalesi'nin en çarpıcı ikazlarından biri şudur: Eğer insanın içinde düşmanlık hissi varsa, bu hissi mümin kardeşine değil; kendi nefis ve hevasına ve dinsizlik fitnesine yöneltmelidir. Çünkü insanın en büyük, en amansız düşmanı kendi göğsünün içindeki nefs-i emmâresidir. Dışarıdaki mümin kardeşiyle uğraşırken içindeki nefsine teslim olan kimse, mağlup bir kumandan gibidir.
4. Said Şaşmaz ile Kardeşlik Dersleri
Said Şaşmaz 'Uhuvvet ve Kardeşlik Hukuku' seminerlerinde cemaate şu çağrıyı yapar: "Kardeşine kırılıp üç günden fazla küsen insan şeytanı bayram ettirir. Bir bardak suyu döktü diye kırk yıllık dava arkadaşını silenlerin uhuvvet iddiası boştur. Kusur gördüğünde örteceksin; kardeşinin ayıbını aramayacaksın. Mümin kardeşinin faziletiyle iftihar edeceksin. Uhuvvet lafla olmaz; fedakarlıkla, affetmekle ve tebessümle olur."
İhlas, Kardeşlik ve Rıza-yı İlahî
Mümin kardeşine kırgınlığı, hasedi ve gıybeti bırakıp uhuvveti yaşamak
“Mümin kardeşine adavet etmek (düşmanlık beslemek) ne kadar divaneliktir! Çünkü o kardeşinin sende ve onda müşterek binlerce Tevhid bağı varken; bir iki cüz'i hatası yüzünden ona kin tutmak, bir dağ büyüklüğündeki kıymetleri bir çakıl taşına feda etmek gibidir.”— Mektubat, Yirmi İkinci Mektup (Uhuvvet Risalesi)
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
Hücumat-ı Sitte: İhlası Tehdit Eden Altı Dehşetli Tuzak ve Çıkış Yolları
Yirmi Dokuzuncu Mektup'un Altıncı Risalesi'nde deşifre edilen altı insani zaaf damarı: Hubb-u câh, korku, tama', ırkçılık, enaniyet ve tenperverlik.
İhlas Risalesi: Amelde Rıza-yı İlahî ve Uhrevi Şirkten Arınmak (21. Lem'a)
Yirmi Birinci Lem'a'daki Dört Düstur rehberliğinde amelde ihlası kazanmak, hubb-u câh ve riya tuzaklarından kurtulup yalnız Allah rızasını aramak.